HUKUKİ MAKALELER
 Türkiye Barolar Birliği
 Yargıtay
 Danıştay
 Sayıştay
 İstanbul Barosu
 Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü

İş verme sözleşmesi:

 

            Borçlar kanununa göre işçi ile işveren arasında parça başına veya götürü usulde iş yapmayı üstlenme sözleşmesi yapmak mümkündür. Bu takdirde işveren, sözleşmede taraf olan işçiye birim fiyatı önceden belirlenen yeterli işi vermek yükümlülüğü altına girmektedir. İşveren, kendi kusuru olmaksızın sözleşmede öngörülen parça başına veya götürü usulde verdiği işi sağlayamayacak durumda bulunduğunu veya işletme koşulları geçici olarak iş vermeyi engellediği hallerde dahi sözleşmenin tarafı olan işçiye, ücretini zaman esasına göre ödemek zorundadır. Bu gibi hallerde zamana göre ödenecek ücret, taraflar arasında yapılan sözleşmede belirlenmemişse işveren, işçiye parça başına veya götürü olarak daha önce aldığı ortalama ücrete eşdeğer bir ücret ödemek zorundadır. 

 

               Parça başına veya götürü ya da zamana göre iş sağlayamayan işveren, en azından işgörme edimini kabulde temerrüt hükümleri uyarınca zamana göre işgörme de ödeyeceği ücreti ödemekle yükümlüdür.

 

            Birim ücreti:

 

         Taraflar aralarında yaptıkları sözleşmede parça başına yapılacak işlerde veya götürü usulü olarak çalışmayı üstlenmiş olan işçiye işveren, her işin başlamasından önce ona parça başına ödenecek birim ücretini bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirimi yapmayan işveren, aynı veya benzer bir iş için belirlenmiş olan birim ücretini ödemek zorunda kalacaktır.

 

            İş araç ve malzemeleri:

 

         Taraflar arasında yapılan aksine bir anlaşma veya yerel âdet yoksa işveren işçiye bu işini gördürmek için gerekli araçları ve malzemeyi sağlamakla yükümlüdür. İşçi işverenle yaptığı anlaşmada işin görülmesini kendi araç veya malzemesiyle yerine getireceğini taahhüt etmişse ve anlaşmada aksi kararlaştırılmamışsa veya bu konuda yerel bir âdet yoksa işveren, bunun için işçiye ayrıca uygun bir bedel ödemekle yükümlüdür.

 

            Giderlere katılma:

 

         İşveren, işin görülmesinin gerektirdiği her türlü harcama ile işçinin geçimi için zorunlu olan harcamaları da ödemekle yükümlüdür. Yazılı olarak yapılmış bir hizmet veya toplu iş sözleşmesinde, bizzat işçi tarafından karşılanması kararlaştırılan harcamaların, işçiye götürü biçimde günlük, haftalık veya aylık olarak ödenmesi öngörülebilir. Ancak bu ödeme, zorunlu harcamaları karşılayacak miktardan az olamaz. Zorunlu harcamaların kısmen veya tamamen işçi tarafından bizzat karşılanması anlaşmaya yazılmış olsa dahi bu şartlar geçersiz sayılır.

 

            Taşıma araçları:

 

         İşçi, işin görülmesi için işverenle yaptığı sözleşmede işverenin veya kendisinin sağladığı bir taşıma aracı kullanıyorsa, taşıtın işletilmesi ve bakımı için gerekli olağan giderler, hizmet için kullanıldığı ölçüde işveren tarafından karşılanır.

 

İşçi işverenle yaptığı anlaşmada, işin görülmesinde kendi motorlu aracını kullanıyorsa, işveren ayrıca bu araçla ilgili vergiyi, zorunlu mali sorumluluk sigortası primini ve aracın yıpranması karşılığında uygun bir tazminatı hizmet için kullanıldığı ölçüde işçiye ödemekle yükümlüdür.

 

İşçi işverenle yaptığı anlaşmada, hizmetin görülmesinde kendisine ait diğer taşıma araçlarını veya hayvanlarını kullanıyorsa işveren, bunların kullanma ve bakımı için gerekli olan olağan giderleri hizmet için kullanıldığı ölçüde karşılamakla yükümlüdür.

 

Giderlerin ödenmesi:

 

           İşçinin yapmış olduğu giderlerden doğan alacağı, sözleşmede daha kısa bir süre kararlaştırılmamışsa veya yerel âdet yoksa her defasında ücretle birlikte ödenir. İşçi, sözleşmeden doğan borçlarını yerine getirmek için düzenli olarak masraf yapıyorsa, kendisine en az ayda bir defa olmak üzere belirli aralıklarla uygun bir ücret avans olarak ödenir.

 

            İşçinin diğer hakları ile kişiliğinin korunması:

 

İşveren, hizmet ilişkisi devam ettiği sürece işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.

 

İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür. İşverenin kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine göre karşılanır.

 

            Evde çalışan işçiler:

 

         İşçi işverenle birlikte aynı evde yaşıyorsa işveren, işçisine insanca beslenmesi için yeterli gıdayı ve işçinin yaşayabileceği uygun bir barınağı sağlamakla yükümlüdür. İşçinin kendi kusuru olmaksızın hastalanması veya kazaya uğraması gibi sebeplerle işgörme edimini yerine getiremediği hallerde işveren, sosyal sigortalar yardımlarından yararlanamayan, bir yıla kadar çalışmış işçinin bakımını ve tedavisini, iki hafta süreyle sağlamak zorundadır. İşçinin bir yılı aşan her hizmet yılı için söz konusu süre, dört haftayı aşmamak üzere ikişer gün artırılır. İşveren, kadın işçisinin gebeliğinde ve doğum yapması durumunda da aynı edimleri yerine getirmekle yükümlüdür.

 

Kişisel verilerin kullanılması:

 

İşveren, işçiye ait kişisel verileri, ancak işçinin işe yatkınlığıyla ilgili veya hizmet sözleşmesinin ifası için zorunlu olduğu ölçüde kullanabilir.

 

Ceza koşulu ve ibra:

 

Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir. İşçinin işverenden alacağına ilişkin yapılan ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür. (B.K.420)

 

Hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını içeren diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmünde sayılır. Bu hâlde dahi, ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur.

 

Destekten yoksun kalanlar ile işçinin diğer yakınlarının isteyebilecekleri dâhil, hizmet sözleşmesinden doğan bütün tazminat alacaklarına da aynı kurallar uygulanır.

 

Tatil ve izinler:

 

İşveren, işçiye her hafta, kural olarak pazar günü veya durum ve koşullar buna imkân vermiyorsa, bir tam çalışma günü tatil vermekle yükümlüdür. İşveren, belirsiz süreli hizmet sözleşmesinin feshi hâlinde, bildirim süresi içinde işçiye ücretinde bir kesinti olmaksızın, günde iki saat iş arama izni vermekle yükümlüdür. İzin saatleri ve günleri, işyerinin ve işçinin haklı menfaatleri göz önünde tutularak belirlenir. İşveren, en az bir yıl çalışan işçisine yılda en az iki hafta ve on sekiz yaşından küçük işçiler ile elli yaşından büyük işçilere de en az üç hafta ücretli yıllık izin vermekle yükümlüdür.

AVUKAT EROL TÜRK 

eturk@3ehukuk.com