HUKUKİ MAKALELER
 Türkiye Barolar Birliği
 Yargıtay
 Danıştay
 Sayıştay
 İstanbul Barosu
 Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü

Özet: Anayasanın 125. ci maddesine göre idarenin her türlü eylem ve işlemi yargı denetimine tabidir. İdare eylem ve işlemlerinden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Anayasanın tanıdığı bu hak nedeniyle idarenin yaptığı eylem ve işlemden zarar gören herkes yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırılık nedeniyle iptal ve tazminat davası açabilir. Makalenin konusu idari dava türleri ve dava açma süreleriyle ilgilidir.

 

1-İDARİ DAVA TÜRLERİ:

 

             a-İptal davaları

 

             b-Tam yargı davaları

 

             c-Temyiz davaları olmak üzere üç gurupta toplanmaktadır.

 

2-İDARİ YARGIDA DAVA AÇMA SÜRELERİ:

 

                İdari yargıda dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay da ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde otuz gündür.

 

            İdari işlemlere karşı menfaatinin ihlal edildiğini iddia eden tarafından açılacak davalarda dava açma süresi belli bir kurala bağlanmıştır. Bu sürenin aşılmasından sonra dava açma olanağı ortadan kalkar. Dava açma süresinin aşımı doktrinde ve Danıştay da hak düşürücü süre olarak kabul edilmektedir. Zamanaşımı, hukuk davalarının aksine idari davalarda davanın süresinde açılması, davanın ön koşuludur. Bu koşul yerine getirilmediği takdirde, idare mahkemesi davanın esasını incelemeden davayı reddeder. (1)

 

            İdari uyuşmazlıklarda yazılı bildirim yapılmışsa, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 60 gün içinde dava açılmalıdır.

 

            Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda dava açma süresi ayrı bir kurala bağlanmıştır.  Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilâtın, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin,  tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin,  tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği tarihi izleyen günden itibaren 30 gün içinde idare vergi mahkemesinde dava açılmalıdır.

 

            Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar.

 

            İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.

 

            Süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar.

 

Tatilde geçen süreler süreye dâhildir. Ancak son gün tatile rastlarsa tatili takip eden ilk iş günü sonunda süre sona erer.

 

            Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır.

 

 

 

3- YARGISAL DENETİM:

 

            İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır kuralı Anayasanın amaçladığı, etkili yargısal denetim yollarından biridir.

 

            İdarenin eylem ve işlemlerinin kişisel değerlendirmelere bırakılmaması, bunların yargı yoluyla somut ve etkili bir denetime bağlı tutulması zorunludur. Yargısal denetimin en etkili yollarından biri iptal davasıdır. İdarenin yasalara aykırı eylem ve işlemlerinin somut yaptırımı sayılan iptal davaları, yetkili organların ya da kişilerin şahsî değerlendirmeleriyle meydana gelecek sakıncaları önler. İptal davaları, idari yargıda etkin bir denetim aracı olduğuna göre idari yargıda dava açma süresi, incelenmesi gereken önemli bir sorundur.

 

            Anayasada, idari işlemlere karşı açılacak davaların hangi sürede açılacağına ilişkin herhangi bir düzenleme yoktur. Anayasanın 142. ci maddesi mahkemelerin kuruluşunun, görev ve yetkilerinin, işleyişlerinin ve yargılama usullerinin yasa ile düzenleneceğini belirterek konuyu yasa koyucunun takdirine bırakmıştır. Bu nedenle, diğer davalarda olduğu gibi, vergi mahkemelerinde açılacak davalarda da dava açma süresini belirleme yetkisi, Anayasada belirlenen kurallara bağlı kalmak ve adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini gözetmek koşuluyla yasa koyucunun takdirindedir.(3)

 

            Hukuk devletinin gereği olan, hukuka uygunluğu sağlama, hukuka aykırılığı giderme için başvurulan hak arama özgürlüğünün gerçekleşmesi, yaşama geçirilmesi koşullarından en önemlisi yargı yoluna gitmektir.  Hak arama özgürlüğünü kısıtlayıp güçleştirmek toplumu ve bireyleri hukuk ve yargı güvencesinden yoksun kılar. İşte bu nedenle iptal davaları, hak arama özgürlüğünün kullanılış biçimlerinden biridir. Bunu anlamlı kılan öğelerden biri de açılacak iptal davalarının belli bir süre içinde açılmış olmasıdır.

 

            İdari yargıdaki dava açma süreleri maddi hukuku değil, usul hukukunu ilgilendirir.

 

İdari davalarda, davanın süresinde açılmadığı iddiası davanın her aşamasında, dava karara bağlanıncaya kadar ileri sürülebilir. Davanın süresinde açılıp açılmadığı, idare mahkemeleri tarafından kendiliğinden-resen- dikkate alınır. Dava açma süresi kamu düzeniyle ilgilidir.(2)

 

            Doktrinde ve yargı kararlarında, idari işlemlerin belirli bir süre sınırlaması olmaksızın, süreklilik arz edecek şekilde veya makul olmayacak ölçüde uzun bir süre dava konusu edilebilme olasılığının bulunması, kamu hizmetlerinin işleyişini aksatır. İdarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinin çok uzun olması idarenin istikrarlı bir şekilde işlem yapmasını engeller.  Bu nedenle, idari dava açma sürelerinin sınırlanması, kamu hizmetlerinin özelliklerine bağlı olarak belirlenmesi en uygun yol olarak kabul edilmektedir.

 

 

 

4-HAZIRLIK SÜRECİ:

 

                İdari yargıda dava açılması belirli bir hazırlık sürecini gerektirmektedir. 2577 sayılı idari yargılama usulü kanununda dava dilekçesinde bulunması gerekli hususlar belirlenmiş, hatta bazen idarenin elinde bulunan ve vatandaşın edinmesi zaman ve emek harcamayı

 

gerektiren bilgi ve belgelerin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur.  

 

Özellikle vergi davaları çok defa teknik konuları içermesi nedeniyle bir hazırlık sürecini ve konusunda uzman, serbest muhasebeci, mali müşavir veya yeminli mali müşavir gibi elemanların yardımını gerektirmektedir. Uygulamada dava açma süresini geçirmemek için aceleyle açılan davalarda birtakım yanlışlıklar yapılır.  Dilekçeye eklenmesi gerekli belgeler eksik olabilir, bu eksik ve yanlışlıklar çok zaman dilekçenin reddi kararına sebebiyet vermektedir.  Bunun sonucunda Anayasanın 141. ci maddesinde düzenlenmiş olan kural ihlali ortaya çıkar. Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.  Başlangıçta yapılan hatalar davaların uzamasına ve yargılama masraflarının artmasına, hatta davanın konusunun ve dava gerekçelerinin tam olarak ortaya konulamaması nedeniyle kararlardaki hukuki isabeti dahi etkilediği görülmektedir.

 

Bu nedenle hazırlık sürecinin çok iyi değerlendirilmesi, dava dilekçesine eklenecek belgelerin en kısa sürede tam ve eksiksiz olarak temin edilip dava dilekçesine eklenmesi gerekir. Çünkü idari dava açılırken davacının iddiasını dayandırdığı tüm belgeleri dilekçesine eklemesi gerekir.

 

Yargılama ve bu yargılamayı yapan mahkemeler ne kadar adil ve bağımsız olurlarsa olsunlar adil bir yargılama ve yargılanmadan bahsedebilmek için öncelikle kişinin yasal vasıta ve yolları kullanarak yargı mercileri önüne gelebilmesi gerekmektedir. Kişinin yargı mercileri önüne gelebilmesini engelleyen unsurlardan olan dava açma süresinin makul olmayan kısıtlamalara tabi tutulması adil yargılanma hakkının kullanılmasını engelleyecektir.

 

 

 

5-İPTAL DAVALARINDA SÜRE:

 

            İptal davaları,  idarenin hukuka aykırı işlemi ile menfaati ihlal edilen tarafında idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile sakat olduğu iddiası ile işlemin iptali için açılan davalardır.

 

            İptal davasının açılabilmesi için ortada mutlaka idare tarafından alınmış bir karar olmalıdır. İdari işlemler kural olarak yazılı olur. Yazılı olmayan idari işlemlere karşı da iptal davası açılabilir. (4)

 

                İptal davası açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay da ve idare mahkemelerinde altmış gündür. Altmış günlük süre yazılı bildirimin yapıldığı tarihten işlemeye başlar.

 

            İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Başvurulan üst makam tarafından altmış gün içinde ilgilisine yazılı olarak cevap verilmesi gerekir. Cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.

 

            İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçen süre de hesaba katılır.

 

 

 

6-TAM YARGI DAVALARINDA SÜRE:

 

              Bir idari işlemden dolayı hakkı ihlal edilen kimse Danıştay da ve idare mahkemesinde veya vergi mahkemesinde altmış gün içinde doğrudan doğruya tam yargı davası açabilir.

 

İdari işlemden hakkı ihlal edildiğini iddia eden iptal ve tam yargı davasını birlikte de açabilir. Davacı, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren yine altmış gün içinde tam yargı davası açabilir.                 

 

            İdari eylemlerden dolayı hakları ihlal edilmiş olanlar, idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerekir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.

 

 

 

6-İLANI GEREKEN DÜZENLEYİCİ İŞLEMLERDE DAVA AÇMA SÜRESİ:    

 

            İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar ve altmış gün içinde davanın açılması gerekir. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.

 

            Danıştay 15. H.D. 2016-2834 E. 2016-2329 K. 06.04.2016 tarihinde:

 

            Düzenleyici işleme karşı ilanı izleyen günden itibaren altmış günlük dava açma süresi içinde dava açılabilir.  Bu süre geçmiş olsa dahi, düzenleyici işlemin uygulanmasına dair olarak bir işlem tesis edilmesi halinde, uygulama işlemi ile dayanağı olan düzenleyici işlemin ayrı ayrı veya birlikte, yine yasal dava açma süresi içinde davaya konu edilebileceğine karar vermiştir.( 5)

 

            Danıştay 5. H.D.2015-6118 E. 2016-890 K. 23.02.2016 tarihinde:

 

            Düzenleyici işleme karşı ilanı izleyen günden itibaren altmış günlük dava açma süresi içinde dava açılabilir.  Altmış günlük süre geçmiş olsa dahi, düzenleyici işlemin uygulanmasıyla ilgili olarak bir işlemin tesis edilmesi halinde, uygulama işlemi ile dayanağı olan düzenleyici işlemin ayrı ayrı veya birlikte, yine yasal dava açma süresi içinde davaya konu edilebileceğine karar vermiştir. (6)

 

 

 

7-ÖZEL KANUNLARDA AYRI SÜRE DÜZENLENMİŞSE:

 

            İdari yargıda dava açma süresi özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde altmış gün olup, bu süreler, idari uyuşmazlıklarda, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Ancak özel kanunlarda bu genel dava açma süresinden ayrı bir süre düzenlenmişse idare mahkemesinde özel kanunda yazılı olan süre içinde dava açılması gerekir. 

 

            2872 sayılı Çevre Kanununda otuz günlük dava açma süresi düzenlenmiştir. Gerçi yasada otuz günün ne zaman başlayacağı düzenlenmemiştir ancak işlemin tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlayacağını kabul etmek gerekir.

 

Danıştay 14 H.D. 2015-3716 E. 2016-669 K. 04.02.2016 tarihinde:

 

 İdare Mahkemesinde dava açma süresi altmış gündür. Ancak 2872 sayılı yasada otuz günlük süre düzenlenmiştir. Genel kuralın aksine, dava açma süresinin, işlemin tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz günlük özel dava açma süresi içinde dava açılması gerektiğine karar vermiştir. (7)

 

6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 5/1 maddesi “Riskli yapıların yıktırılmasında ve bunların bulunduğu alanlar ile riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarındaki uygulamalarda, öncelikli olarak malikler ile anlaşma yoluna gidilmesi esastır.

 

Anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine veya malik olmasalar bile kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak bu yapılarda ikamet edenlere veya bu yapılarda işyeri olanlara geçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımı yapılabilir hükmü düzenlenmiştir. Aynı yasanın 6/9 maddesinde ise tesis edilen idari işlemlere karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde İdari Yargılama Usul Kanunu uyarınca dava açılabileceği düzenlenmiştir.

 

Danıştay 14 H.D. 2016-7642 E. 2017-180 K. 18.01.2017 tarihinde:

 

Afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi hakkında yapılan işlemlere karşı otuz günlük süre içinde dava açılacağına, davacıların genel dava açma süresi olan altmış günlük dava açma süresinden yararlanamayacaklarına karar vermiştir. (8)

 

 

 

8-DAVANIN GÖREVLİ OLMAYAN MAHKEMEDE AÇILMASI:

 

            Uyuşmazlığın çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adlî ve askerî yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev yönünden reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir.

 

            Adli veya askeri yargı yerlerinde açılan ve görevsizlik sebebiyle reddedilen davalarda, görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra otuz günlük süre geçirilmiş olsa dahi, idari dava açılması için öngörülen süre henüz dolmamış ise bu süre içinde idari dava açılabilir.

 

            Danıştay 6 H.D. 2014-8728 E. 2016-484 K. 04.02.2016 tarihinde:

 

            İdari yargıda açılması gereken dava hatalı olarak adli yargıda açılmıştır.  Görevsiz yargı yerince verilen görevsizlik kararının kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren otuz gün içerisinde tazminat istemiyle idari yargıda dava açılması gerekir.

 

           Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararının içeriğinde etkili başvuru hakkı gözetilmeden idari yargı yeri ve idari yargı yoluna başvurma süresinin gösterilmemiş olması nedeniyle, görevsizlik kararının kesinleşme tarihinden itibaren özel dava açma süresi olan otuz günlük sürenin değil, genel dava açma süresi olan altmış günlük sürenin esas alınması gerekir. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararının içeriğinde idari yargı yoluna başvurma süresinin gösterilmediği, öte yandan, imar planı icra edilerek kısıtlılık hali de giderilmediğinden, işlem daha önce öğrenilmiş olsa bile kısıtlılık hali davam ettikçe dava açma süresinin geçmediğine karar vermiştir. (9)

 

 

 

            Anayasanın 11.ci Maddesine göre: Anayasa hükümleri yasama, yürütme ve yargı organlarını, idari makamları ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Temel hak ve hürriyetlerin korunması başlıklı Anayasa'nın 40/2 maddesi Devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu hükme bağlanmıştır.  Yine Anayasanın 125/3 maddesinde İdari işlemlere karşı açılacak davalarda dava açma süresi, yazılı bildirim tarihinden itibaren başlar hükmüne yer verilmiştir.

 

Dolayısıyla Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde adlî ve askerî yargı yerlerinde açılmış bulunan davaların görevsizlik nedeniyle reddi halinde,  kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilecektir.

 

İdari işlemlere ya da yargı kararlarına karşı başvuru yollarının ayrıntılı şekilde düzenlenmiş olması, başvuru süresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilebilmesi nedeniyle işlemlere karşı hangi idari birime, hangi sürede başvurulacağının idarelerce idari işlemlerde ya da yargı organlarınca yargı kararlarında belirtilmesi hukuk güvenliği ilkesinin gereğidir.

 

Anayasanın yukarıda anılan maddeleri ile de bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmıştır. Anayasanın 40 cı maddesinde yalnız yürütme organları tarafından tesis edilen idari işlemler açısından değil, aynı zamanda Devlet kelimesine de yer verilerek yürütme ile birlikte yargı organlarına da, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.

 

 

 

9-İDARİ MAKAMLARIN SUKUTU:

 

            İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.

 

            İdari makamlarca altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idarî makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.

 

            Danıştay 12 H.D. 2016-3057 E. 2016-2077 K. 12.04.2016 tarihinde:

 

            Türkiye Diyanet Vakfı'na ait hastanede işçi olarak görev yaparken iş akdi feshedilen işçi tarafından, işe iade davası açılmış ve dava işçi lehine sonuçlanmıştır. Sonradan dava konusu hastanenin kamuya devri nedeniyle işçinin kamuda istihdam için yaptığı başvuru reddedilmiştir.  İşçi işlemin iptali istemiyle idare mahkemesinde dava açmıştır. İşçinin iş mahkemesinde açtığı davanın onanarak kesinleştiği dikkate alındığında işçinin idare mahkemesinde altmış günlük süre içinde açılan davada süre aşımı bulunmadığına karar vermiştir. (10)

 

 

 

10-ÜST MAKAMLARA BAŞVURMA:

 

            Yapılan idari işlemle menfaati ihlal edilen kimse tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde isteyebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.

 

            Üst makam tarafından altmış gün içinde yazılı cevap verilmezse istek reddedilmiş kabul edilir. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçen süre de hesaba katılır.

 

            Danıştay 6 H.D. 2013-673 E. 2015-1617 K. 18.03.2015 tarihinde:

 

            Dava açma süresi içinde idareye yapılan başvuruya, altmış gün içinde yanıt verilmemesi zımni ret sayılır.  İYUK. Md. 11 idarenin keyfi olarak vatandaşın başvurusunu bekletmesine karşı getirilmiş bir güvence olup, idarenin yanıt verme yükümlülüğünü kaldıran bir durum değildir.

 

            Zımni ret sonunda dava açma hakkını kullanmayan birinin, idarenin sonradan vermiş olduğu ret cevabı üzerine dava açma hakkını kullanması Anayasanın 74 ve 125. maddelerinin vermiş olduğu hakkın bir gereğidir.

 

            Zımni ret müessesesi, idarenin keyfi olarak cevap vermemek suretiyle dava açma hakkının engellenmesi sebebiyle getirilmiştir. İdari yargıda, idarenin iptal davası ile denetlenmesi esas olup, idarenin cevap vermemek suretiyle, hak arama özgürlüğünün kullanılmasına engel olması zımni ret müessesesi ile ortadan kaldırılmıştır.

 

            Zımni ret süresinin bitiminden itibaren başlayan dava açma süresi geçtikten sonra idareden gelen açık cevap üzerine süresi içinde dava açılabilecektir. Anayasanın 125/3. Maddesi gereği bu duruma herhangi bir yasal engel bulunmamaktadır.

 

İdarenin Anayasadan doğan yükümlülüğünü zamanında yerine getirmeyerek, 2577 Sayılı İYUK da belirtilen sürenin geçmesinden sonra ilgiliye bildirilmesinden doğan sorumluluğu başvuru sahibine yüklemenin mümkün olmadığına karar vermiştir.(11)

 

Danıştay 17 H.D. 2015-465 E. 2015-132 K. 23.02.2015 tarihinde:

 

İtiraz üzerine düzenlenen ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin yeni bir işlem olduğuna karar vererek dava açma süresini otuz gün olarak değil genel dava açma süresi olan altmış gün olarak kabul edilmesine karar vermiştir.(12)

 

 

 

11-DÜZENLEYİCİ İŞLEMLER:

 

İdare, her zaman, soyut, nesnel ve herkes için geçerli, genel hükümler içeren, uyulması zorunlu hukuksal işlemler yapar ve bunlara idarenin düzenleyici işlemleri denir.(13)

 

Düzenleyici işlemler, içerikleri bakımından kanunlara benzer.  İdare, düzenleyici işlemlerle kurallar koyar. Ancak; yasama organı kanunlarla, Anayasaya aykırı olmamak koşuluyla her alanda düzenleme yapabilir. Çünkü yasama yetkisi asli bir yetkidir.  Yürütme organı, yasama organı tarafından önceden kanunla düzenlenmemiş bir alanı doğrudan doğruya düzenleyemez; yürütme organının işlemleri kanuna uygun olmak zorundadır.(14)

 

Düzenleyici işlemlerden tüzük ve yönetmelikler Anayasada düzenlenmiştir. Tüzükler kanunun uygulamasını göstermek, yönetmelikler de hem kanunun hem tüzüğün uygulamasını göstermek için çıkarılabilirler.

 

Tüzükler, Anayasanın 115. Maddesine göre Bakanlar Kurulunca, kanunların uygulamasını göstermek veya kanunların düzenlediği işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamak ve Danıştay incelemesinden geçirilerek çıkarılır.

 

Anayasa’nın 124. maddesinde yine başka bir düzenleyici işlem olan yönetmelik düzenlenmiştir. Anayasaya göre yönetmelikle, bakanlıklar, Başbakanlık ve kamu tüzel kişileri tarafından, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını göstermek, sağlamak ve bunlara aykırı olmamak koşuluyla çıkarılırlar.

 

Yönetmeliğin çıkarılması konusunda idarenin takdir hakkı vardır, kamu hizmetinin gereklerine uygun bir yönetmeliğin yapılıp yapılmamasına idare karar verecektir. İdare, kanun ve tüzüklere aykırı olmamak şartıyla kendi görev alanlarını ilgilendiren kanun ve tüzüklerin uygulamasını sağlamak üzere yönetmelikler çıkarabilir.

 

Yönetmelikler Danıştay incelemesinden geçmez

 

Düzenleyici işlemler için de yetki, şekil, sebep, konu, maksat yönünden iptal davası açılabilir. Düzenleyici işlemler için doğrudan iptal davası açılabileceği gibi, Düzenleyici işleme dayanılarak yapılan idari işlemin iptali ile birlikte düzenleyici işlemin iptali de dava yoluyla istenebilir.

 

Düzenleyici işlemler Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girer. Dava açma süresi de düzenleyici işlemin Resmi Gazetede yayınlandığı tarihten itibaren işlemeye başlar ve dava açma süresi altmış gündür.

 

 

 

12-VERGİ MAHKEMESİNDE AÇILACAK DAVALARDA SÜRE:

 

Yukarıda da değinildiği gibi vergi mahkemelerinde dava açılması İdari Yargılama Usulü Kanunu ile belirli usul ve kurallara bağlanmıştır. İdarenin işlemi sonucu menfaati ihlal edilen kişi iddiasına ve savunmasına ilişkin hususları yargı mercileri önüne götürebilmek için gerekli ön hazırlığa ihtiyacı vardır. Bu zamanın makul bir süre olması gerekir.

 

Vergi mahkemesinde genel dava açma süresi otuz gündür.

 

6183 sayılı amme alacaklarının tahsili hakkında yasa uyarınca gönderilen ödeme emirlerine karşı dava açma süresi yedi gündür.

 

Emlâk vergisi ile ilgili olarak takdir komisyonlarınca belirlenen arsa ve arazi değerlerine karşı ilgili kurum ve kuruluşlarla mahalle ve köy muhtarlıklarınca açılacak davalarda  dava açma süresi 15 gündür. 

 

Dava açma süresi içinde dava açmak yerine koşulları varsa- düzeltme talep eden mükelleflerin, düzeltme taleplerinin açıkça veya altmış gün içinde cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedilmesi halinde dava açma süresi, otuz günlük dava açma süresinden düzeltme talep etmek için harcanan gün sayısının düşülmesi suretiyle hesaplanır.

 

Dava açma süresi geçirildikten sonra düzeltme talebinde bulunan kimse, düzeltme talebinin açıkça veya altmış günlük sürede cevap verilmemek suretiyle zımnen reddi halinde, doğrudan dava açma hakkı yoktur. Bu durumda ret işlemine karşı şikâyet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edilmesi gerekir. Maliye Bakanlığınca da açıkça veya altmış günlük sürede cevap verilmezse talep zımnen reddedilmiş sayılır ve o kimsenin dava hakkı doğar. 

 

Bu takdirde de dava açma süresi yine otuz gündür.

 

Vergi hukuku ile ilgili Bakanlar Kurulu Kararı veya Genel Tebliğ gibi genel düzenleyici işlemlere karşı doğrudan açılacak davalarda görevli mahkeme Danıştaydır. Danıştayın ilgili dairesi bu gibi davalara ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakar. Bu tür soyut veya objektif iptal davalarında dava açma süresi ise altmış gündür.

 

           Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin son kararları, Danıştay da temyiz edilebilir. Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin son kararları tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Danıştay’da temyiz edilebilir.

 

 

 

13-İDARİ EYLEM İLE İDAR İŞLEM ARASINDA Kİ FARK:

 

               İdari işlemleri yapmaya yetkili organlar yasalarla belirlenmiştir. Hangi idari işlemin hangi kamu görevlisi tarafından tesis edileceği sınırlı ve sayılı olarak yasalarda bellidir.

 

              İdari eylemler ise kural olarak kamu görevlilerinin tamamı tarafından gerçekleştirilmektedir.

 

             İdari organlar işlem tesis etme yetkisi ile donatılmış, idari personel ise idari eylemlerde bulunma göreviyle yükümlü tutulmuştur. İdari işlem tesis etme yetkisine sahip organlar sınırlı olduğu için bu tür işlemlerin sınıflandırılması kolaydır. Bu tür işlemler daha sıkı kayıt ve şarta bağlanmış olup sıkı bir kanunilik ilkesine tabidir.

 

             İdari işlemler hukuk alanında bir sonuç doğurma özelliğine sahiptir. İdari eylemler ise hukuk alanında bir sonuç doğurmaz sadece maddi âlemde bir değişiklik yaratır. İdari eylemler kimi zaman idari bir işleme dayanır ve idari işlemin icrası şeklinde ortaya çıkar, kimi zamanda sadece idari bir eylem olarak görülür.

 

            Örneğin imara aykırı bir yapının belediye encümeni kararına dayanarak yıkılması bir idari eylem değildir.  Çünkü temelinde bir yıkım kararı vardır. Ancak yıkım esnasında gerekli tedbirlerin alınmaması nedeniyle yandaki binaya zarar verilmesi durumunda artık idari işlemden bağımsız, salt bir idari eylemden bahsedilir. Başka bir örnek; baraj kapaklarının açık unutulması ve zararlı sonuç doğması halinde de bir idari işlemden bahsedemeyiz.  Baraj kapaklarının açık unutulması idari eylemdir.

 

 

 

13-SONUÇ:

 

            Bu makalemizde İYUK ışığı altında idari yargı da ve idare vergi mahkemelerinde dava açma sürelerini açıklamaya çalıştık. Yukarıda yazdıklarımızı kısaca özetlersek, idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı menfaatleri ihlal edilenler idari işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açabilirler.

 

           İdari işlemin kaldırılması veya geri alınması için üst makamlara yazılı olarak başvuranlar dilekçelerine altmış gün içinde yazılı olarak cevap verilmemesi halinde yine altmış gün içinde iptal davası açabilecektir. Altmış günlük idare mahkemesine başvurma süresi genel başvurma süresidir. Sürenin aşılması dava hakkının düşmesi demektir.  Özel kanunlarda genel başvurma süresinden ayrı bir süre öngörülmüşse özel kanunda düzenlenen süre içinde idare mahkemesine başvurmak gerekir.

 

            İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar ve altmış gün içinde davanın açılması gerekir.

 

            Son olarak vergi mahkemelerinde dava açma süresinin otuz gün olduğunu belirtelim.

 

 

 

İSTANBUL BAROSU DERGİSİ 2017 KASIM ARALIK SAYISINDA YAYINLANDI.                

 

            Kaynakça:

 

        *İstanbul Barosu avukatı

 

(1)   Prof. Ş. Gözübüyük İdari Yargılama Hukuku

 

(2)   Danıştay 7.H.D. 1984-1081 E. 1984-1385 K.

 

(3)   Anayasa Mahkemesi 2006-23 E. 2010-27 K.

 

(4)   Prof. Ş. Gözübüyük İdari Yargılama Hukuku

 

(5)   Danıştay 15.H.D. 2016-2834 E. 2016-2329 K.

 

(6)   Danıştay 5. H.D.2015-6118 E. 2016-890 K.

 

(7)   Danıştay 14 H.D. 2015-3716 E. 2016-669 K

 

(8)   Danıştay 14 H.D. 2016-7642 E. 2017-180 K.

 

(9)   Danıştay 6 H.D. 2014-8728 E. 2016-484 K.

 

(10)Danıştay 12 H.D. 2016-3057 E. 2016-2077 K

 

(11) Danıştay 6 H.D. 2013-673 E. 2015-1617 K.

 

(12) Danıştay 17 H.D. 2015-465 E. 2015-132 K.

 

(13) Prof. İsmet Giritli İdare Hukuku

 

(14) Kemal Gözler


AVUKAT EROL TÜRK   

eturk@3ehukuk.com