HUKUKİ MAKALELER
 Türkiye Barolar Birliği
 Yargıtay
 Danıştay
 Sayıştay
 İstanbul Barosu
 Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü

LİMİTED ŞİRKETLERİN SONA ERMESİ VE TASFİYESİ  

 

1-Limited şirketin sona ermesi:

Limited şirketin sona ermesi kanunda aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:

a) Sözleşmede yazılı sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle.

b) Genel kurul kararı ile.

c) İflasın açılması ile.

d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde.

 

Şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre tayin eder, buna rağmen şirket durumunu düzeltmezse, şirketin feshine karar verilir.

 

 Haklı sebeplerin varlığı halinde, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.

 

 Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin talebiyle gerekli önlemleri alır.

 

Tasfiyenin sözlük anlamı, temizleme, hesabı kapatmaktır. Tasfiye hali faaliyetine son veren şirketin tüm hesaplarının kapatılmasıdır.

 

Sermaye şirketleri, iflastan başka bir nedenle sona ermişse şirketin sona erdiği ortaklar kurulunca ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir. Sona ermenin ticaret siciline tescil edildiği tarih, tasfiyenin başladığı tarih sayılır. Tasfiye süreci, tasfiye işlemlerinin tamamlanmasından sonra şirket kaydının ticaret sicilinden silinmesine kadar devam eder. Şirket kaydının Ticaret sicilinden silinmesi ile tüzel kişilik sona erer.

 

 Sona erme, iflastan ve mahkeme kararından başka bir sebepten ileri gelmişse müdür, birden fazla müdürün bulunması hâlinde en az iki müdür, bunu ticaret siciline tescil ve ilan ettirir. Tasfiye işlemleri Türk Ticaret Kanununa göre yürütülür.

 

Tasfiye hâlindeki şirket, pay sahipleriyle olan ilişkileri de dâhil, tasfiye sonuna kadar tüzel kişiliğini korur ve ticaret unvanını “tasfiye hâlinde” ibaresi eklenmiş olarak kullanır. Bu hâlde organlarının yetkileri tasfiye amacıyla sınırlıdır. Tasfiye işlerinin gereklerinden olan hususlar hakkında karar vermek üzere genel kurul tasfiye memurları tarafından toplantıya çağrılır.

 

Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla tasfiye memuru atanmamışsa tasfiye, yönetim kurulu tarafından yapılır. Tasfiye memurları pay sahiplerinden veya üçüncü kişilerden olabilir. Tasfiye ile görevlendirilenler esas sözleşmede veya atama kararında aksi öngörülmemişse olağan ücrete hak kazanırlar.

 

İflas hâlinde tasfiye, iflas idaresi tarafından İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır. Şirket organları temsil yetkilerini, ancak şirketin iflas idaresi tarafından temsil edilmediği hususlar için korurlar.

 

Şirket tasfiye hâline girince, organların görev ve yetkileri, tasfiyenin yapılabilmesi için zorunlu olan, ancak nitelikleri gereği tasfiye memurlarınca yapılamayan işlemlere özgülenir.

 

Yönetim kurulu, tasfiye memurlarını ticaret siciline tescil ve ilan ettirir. Tasfiye işlerinin yönetim kurulunca yapılması hâlinde de bu hüküm uygulanır.

 

Şirketin feshine mahkeme karar verdiği takdirde tasfiye memuru mahkemece atanır.

 

Temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve Türkiye’de ikametgâhı bulunması şarttır.

 

Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla atanan tasfiye memurları ve bu görevi yerine getiren yönetim kurulu üyeleri, genel kurul tarafından her zaman görevden alınabilir ve yerlerine yenileri atanabilir.

 

Pay sahiplerinden birinin talebiyle ve haklı sebeplerin varlığı halinde, mahkeme de tasfiye memurunu görevden alabilir ve yerine yenisini atayabilir. Bu yolla atanan tasfiye memurları, mahkeme kararı uyarınca tescil ve ilan olunur.

 

Şirketi temsile yetkili tasfiye memurlarından hiçbiri Türk vatandaşı değilse ve Türkiye’de yerleşim yeri yoksa mahkeme pay sahiplerinden veya alacaklılardan birinin veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığının istemiyle, söz konusu şarta uygun birini tasfiye memuru olarak atar.

 

2-Şirket mallarının satışı:

 

Genel kurul aksini kararlaştırmamışsa, tasfiye memurları şirketin aktiflerini pazarlık yoluyla satabilirler.

 

Önemli miktarda aktiflerin toptan satılabilmesi için genel kurul kararı gereklidir.

 

3-Yetkilerin sınırlandırılması ve genişletilmesi:

 

Tasfiye memurları Kanunla tanınan yetkilerini devredemez; ancak, belirli işlemlerin yapılabilmesi için, tasfiye memurlarından biri diğerine veya üçüncü bir kişiye temsil yetkisi verebilir.

 

Tasfiye memurlarının üçüncü kişilerle tasfiye amacı dışında yaptığı işlemler şirketi bağlar; meğerki üçüncü kişinin işlemin tasfiye amacının dışında olduğunu bildiği veya hâlin gereğinden bilmemesinin mümkün olamayacağı ispat edilsin. Tasfiyenin sadece tescil ve ilan edilmesi, bu hususun ispatı için yeterli delil değildir.

 

Tasfiye memurları birden fazla ise, aksi genel kurul kararında veya esas sözleşmede öngörülmemişse, şirketin bağlanabilmesi için imzaya yetkili iki tasfiye memurunun şirket unvanı altında imza atması gereklidir. Tasfiye hâlindeki şirketi tasfiye ile ilgili konularda mahkemelerde ve dış ilişkide tasfiye memurları temsil eder.

 

Tasfiye memurunun görevini yerine getirdiği sırada işlediği haksız fiilden şirket de sorumlu olur.

 

4-Tasfiye işleri:

 

Tasfiye memurları görevlerine başlar başlamaz, şirketin tasfiyenin başlangıcındaki durumunu inceler; gerekirse şirket mallarına değer biçmek için bilirkişilere başvurarak, şirketin malvarlığına ilişkin durumu ile finansal yapısını gösteren bir sayım ile bilanço düzenler ve genel kurulun onayına sunar.

 

Envanter ve bilançonun onaylanmasından sonra, tasfiye memurları şirketin sayımda yazılı bütün malları ile belgelerine ve defterlerine el koyar.

 

5-Alacaklıların çağrılması ve korunması:

 

Alacaklı oldukları şirket defterlerinden veya diğer belgelerden anlaşılan ve yerleşim yerleri bilinen kişiler taahhütlü mektupla, diğer alacaklılar Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ve şirketin internet sitesinde ve aynı zamanda esas sözleşmede öngörüldüğü şekilde, birer hafta arayla yapılacak üç ilanla şirketin sona erdiği konusunda bilgilendirilirler,

 

 Alacaklılar alacaklarını tasfiye memurlarına bildirmeye çağrılırlar.

 

Alacaklı oldukları bilinenler, bildirimde bulunmazlarsa alacaklarının tutarı Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca belirlenecek bir bankaya depo edilir.

 

Şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir.

 

Tasfiye memurları haksız olarak ödedikleri paralardan sorumludur.

 

6-Tasfiye memurlarının görevi:

 

Şirketin devam eden işlerini tamamlamak, gereğinde pay bedellerinin henüz ödenmemiş olan kısımlarını tahsil etmek, aktifleri paraya çevirmek ve şirket borçlarının, ilk tasfiye bilançosundan ve alacaklılara yapılan çağrı sonucunda anlaşılan duruma göre, şirket varlığından fazla olmadığı saptanmışsa, bu borçları ödemekle yükümlüdür.

 

Tasfiye memurları tasfiyenin gerektirmediği yeni bir işlem yapamazlar.

 

Şirketin borçları şirketin mal varlığından fazla olduğu takdirde durumu derhâl şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine bildirirler; mahkeme iflasın açılmasına karar verir.

 

Tasfiyenin uzun sürmesi hâlinde, her yılsonu için tasfiyeye ilişkin finansal tabloları ve tasfiye sonunda da kesin bilançoyu düzenleyerek genel kurula sunarlar.

 

Şirketin bütün mal ve haklarının korunması için düzenli ve görevinin bilincinde bir yönetici gibi gereken önlemleri alır ve tasfiyeyi mümkün olan en kısa sürede bitirirler.

 

Tasfiye işlemlerinin düzenli yürütülmesi ve güvenliği için gereken defterleri tutarlar.

 

Tasfiye sırasında elde edilen paralardan şirketin harcamaları için gerekli olan para dışında kalan paraları, bir bankaya şirket adına yatırırlar.

 

Vadesi gelmemiş borçları, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca kısa vadeli kredilere uygulanan oran üzerinden indirim yaparak derhâl öderler. Alacaklılar bu ödemeyi kabul etmek zorundadır. Kanun gereği indirim yapılması mümkün olmayan alacaklar için herhangi bir indirim yapılmaz.

 

7-Şirket unvanının sicilden silinmesi:

 

Tasfiyenin sona ermesi üzerine şirkete ait ticaret unvanının sicilden silinmesi tasfiye memurları tarafından sicil müdürlüğünden istenir. İstem üzerine silinme tescil ve ilan edilir.

 

8-Tasfiyeden dönülmesi:

 

Şirket sürenin dolmasıyla veya genel kurul kararıyla sona ermiş ise, pay sahipleri arasında şirket malvarlığının dağıtımına başlanmamışsa, genel kurul şirketin devam etmesini kararlaştırabilir. Devam kararı sermayenin en az yüzde altmışının oyu ile alınması gerekir. Tasfiyeden dönülmesine ilişkin genel kurul kararını tasfiye memuru tescil ve ilan ettirir. Şirket, iflasın açılmasıyla sona ermiş olmasına rağmen iflas kaldırılmış veya iflasın ertelemesine karar verilmişse şirket devam eder. Tasfiye memuru iflasın kaldırıldığına ilişkin kararı ticaret siciline tescil ettirir.

 

9-Hesap dönemi:

 

           Hesap dönemi normal olarak bir yıllık süreyi kapsar. Tasfiyeye giren şirketlerde hesap dönemi yerine tasfiye dönemi esas alınır. Bu dönem şirketin tasfiyeye girdiği tarihten başlar, bu tarihten aynı takvim yılı sonuna kadar olan dönem ile bu dönemden sonraki her takvim yılı müstakil bir tasfiye dönemi sayılır. Tasfiyenin aynı takvim yılı içinde sona ermesi halinde tasfiye dönemi şirketin tasfiye haline girdiği tarihten başlar ve tasfiyenin bittiği tarihe kadar devam eder. 

 

AVUKAT EROL TÜRK
eturk@3ehukuk.com